İslamiyet Kolaylık Dinidir

2 mins read

“Allah, sizden yükümlülükleri hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.” (Nisa, 4/28)

Yüze dinimiz İslam, insanlık için dünya ve ahiret saadetini temin etmek üzere gönderilmiştir. Dinimizin evrensel niteliklerinden birisi de onun kolaylık dini olma-sıdır. İnsanı gücü nispetinde sorumlu tutan İslam, insanları zora ve sıkıntıya, me-şakkat ve nefrete sokmak için gönderilmemiştir. Zira âyette de belirtildiği gibi, insan zayıf yaratıldığı için ancak takati nispetinde sorumluluğu kaldırabilir. Bu bakımdan hiçbir kimse takatini aşan işleri yerine getirememekten dolayı sorumlu tutulamaz. Ancak aklının erdiği gücünün yettiği nispetle sorumluluklarını yerine getirmekle mükelleftir.

Bu bağlamda kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır:

“Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yük-lemedi. Babanız İbrahim’in dinine uyun. Allah, sizi hem daha önce hem de bu Kur’an’da Müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit olsun, siz de insanlara şahit olasınız. Artık namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah’a sarılın. O ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır!”

Bu itibarla Allah’ın emir ve yasaklarından muradın insana güçlük çıkarmak de-ğil, yaşayışını ve hayatı kolay kılmaktır. Nitekim namazın şartlarından biri olan ab-dest almanın aslında bu ibadeti zorlaştırmak olmadığını Allahu Teala ilgili âyette şöyle ifade etmektedir:

“Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez.”

Yani ibadetlerin bizi madden ve manen hayata hazırladığı gibi abdest yoluyla da hem maddi necasetten temizlenerek hayat kolay kılınmış hem de manen daha güçlü olmamız murat edilmiştir.

Bu itibarla dinimiz insanı takatinin üstünde, altından kalkamayacağı, zorlana-cağı herhangi bir ibadetle yükümlü kılmaz. Yine bazı ibadetlerin zayıflık, hastalık, yaşlılık, acizlik, yolculuk, fakirlik gibi hâllerde ruhsata tâbi tutması da bu amaca yöneliktir. O halde İslam’da aşırılığın ve zorluğun yeri yoktur. Bir başka ifadeyle, ifrat ve tefrit doğru değildir.

Kur’an-ı Kerim’i bize en iyi açıklayan ve her konuda olduğu gibi kolaylık ko-nusunda da örnek olan Hz. Peygamber de söz ve davranışlarda hep bu ilkeyi gö-zetmiştir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde; “Muhakkak ki din kolaylıktır.” (Nesaî, “İman”, 28) buyurmaktadır. Yine bir başka hadislerinde Efendimiz, “Bu din, kolaylık dinidir. Kimse dini geçmeye çalışmasın, (başaramaz, yine de yapamadığı eksiklikleri kalır ve) üstünlük dinde kalır” (Buharî, “İman”, 29) buyurmuştur.

Şu halde Peygamber Efendimizin daima işlerin kolay olanını tercih ettiğini ve ümmetine de öyle yapması gerektiği konusunda direktiflerde bulunduğunu öğren-miş bulunuyoruz. Keza hepimizin bildiği kısa ve veciz bir sözlerinde yine onun, kolaylaştırıp zorlaştırmamaktan, müjdeleyip nefret ettirmemekten bahsettiğini bi-liyoruz. O nedenle, kişinin üstesinden gelemeyeceği şeylerle kendini icbar etmesi doğru bir davranış değildir. Hatta yine insanın üstüne elzem olmayan şeyi sormak suretiyle, bir anlamda kendini bağımlı kılması tasvip edilir bir davranış değildir.

Rate this post
Haber Oku
Tidings Globe