Arapça; tekil, tekleşmiş gibi anlamlara gelir. Rical-i gaybden bir grub. Bu husustaki hadis-i şerif şu şekildedir: Hz. Resulullah (s.) “Müfredler geçti” deyince, ashab-ı kiram “ya Resulullah (s.) müfredler kimdir?” diye sorar. “Onlar…
MoreArapça, soyulmuş, çıplak, sırf, bileşik olmayan anlamını ihtiva eden bir kelime. Evlenmemiş kişiye de mücerred denir. Tecrid ehli, kendini, dünya alâkasından kesmiştir. Bu deyimle ilgili “mücerred pak, müteehhil hak” atasözü kullanılır ki…
MoreArapça, vuruşmak, döğüşmek, harbetmek anlamında bir kelime. Bütün masivadan sıyrılmak suretiyle, Allah’a duyulan ihtiyacın sıdk üzere olması. Nefsin, Hakk’ın rızasını kazanmak yolunda harcanmasına mücâhede denmiştir. Nefse şehvet sütü emzirmeyi terketmek, kalbi, istek…
MoreArapça, yeni başlayan, acemi demektir. Bir şeyi yeni öğrenmeye başlayan öğrencilere, mübtedî (işin başında) denir. Tasavvufî olarak, tam anlamıyla kendini Allah’a vererek, tasavvufî sulûke azm kuvveti ile başlayan kişi anlamına gelir. Bu…
MoreArapça, sohbet arkadaşı demektir. Alevîlere erginlik çağına gelen iki kişi, aynı zamanda Alevîliğe girerler, bunlar birbirlerinin sahib ve “musahib”i olurlardı. Bu, hicretin hemen akabinde Hz. Peygamber (s.)’in Mekke’li ve Medine’li müslümanları kardeşleştirmesi…
MoreArapça, parmaklar bitişik, eller düz ve açık olarak iki kişinin tokalaşması demektir. Musafaha sünnettir. Bu, bir tür selamlaşmadır. Mevleviler, iki kişi aynı anda birbirlerinin ellerini öpmek suretiyle musafaha yaparlardı.…
MoreArapça, ayak anlamına gelir. Uğur ve meymenet gibi mânâları da vardır. Sûfiler misafirlerini, uğurlarken “hoş geldiniz, kademler getirdiniz, hayırlara karşı; Hak erenler gözcünüz, bekçiniz olsun” diye uğurlarlar. Gelen misafir de kapıda şu…
MoreArapça, hayırlı olanı istemeyi ifade eder. Hakkında tereddüt duyulan, kararsızlık bulunan bazı işlerin hayırlı olup olmadığını anlamak üzere rüyaya yatmak, islamî literatürde istihare şeklinde değerlendirilir. Ancak hayırlı olduğu bilinen konularda istihareye gerek…
MoreArapça, yardım istemek demektir. İstimdad manasında da kullanılır. Her türlü yardım Allah’dan gelir. Himmet sahibi, kurbet ehli, muhlis, mü’min kulların duası, ilâhî yardımın daha çabuk gelmesine sebep olur. “Günahsız ağızdan dua, isteyiniz”…
MoreHüseyin Üneş, 1981 yılında doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini İstanbul’da devam ettirdi. Üniversite eğitimini ise İstanbul Maltepe Üniversitesi- İletişim Fakültesinde tamamladı. Hüseyin Üneş, ticari serüvenine 1998’de 18 yaşında inşaat ve petrol…
Moreİyi huylu prostat büyümesi (BPH), prostatitis (prostat) ve kronik idrar yolları enfeksiyonu, bugün dünya insanlarının (1.350.000.000) büyük bir problemidir. *Brokoli içerdiği maddeler açısından insan sağlığı üzerinde bir çok faydaları vardır. Sebze olarak…
MoreBALIN TIBBİ AÇILIMI: Meyve şekeri % 39,Üzüm şekeri % 34, Su % 18, kamış şekeri % 0.4,protein maddeleri% 0.3, nişasta % 4.8, madeni tuzlar% 0.2, mineral maddeleri % 1.3, organik asitler %…
MoreMayhoş, sulu ve sert olan limon ayvası ile, tatlı daha yumuşak fakat sulu olmayan ekmek ayvası olmak üzere iki çeşidi vardır. Çiçekleri zamanında toplanıp gölgede kurutularak saklanır. Vitamin mineral ve şeker açısından…
MoreAltıncık, Ölçüçiçeği, Tıbbi Öküzgözü, Tıbbi Nergis olarak ta bilinir. Sapı ve yaprakları etlidir , tutulduğunda, sanki yapışkanmış duygusu verir. Sabahları saat yediden sonra da çiçekleri kapalı kalmayı sürdürdüklerinde, o gün yağmur yağacak…
MoreYabani sarımsak ta denilir. Bitki daha görünmeden keskin sarımsak kokusu duyulur. İlkbaharın müjdecisi ayısarmısağı, nemli çayırlarda , gölgeli ve nemli dere kıyılarında, çalılıkların altında, karanlık yapraklı ağaç ormanlarında, kuytu yerlerde yetişir. Ayısarmısağı,…
MoreKırkkilitotu veya Zemberekotu olarakta tanınır. Tarlalarda, demiryollarının kıyılarında ve eğimli yerlerde yetişir. Balçıklı toprakta yetişenleri en şifalı olanlarıdır. Yatiştiği yere göre % 3-16 silisik asit içerir ve bu oran onun şifalı etkinliğini…
MoreHalk dilinde, Şebnemli, Aslanayağı, Tavşanayağı, Hizmetçikız, Kadınmantosu olarak da bilinir.En çok, orman ve yol kıyılarında, bayırlarda, yüksek yerlerdeki nemli çayırlarda ve dağlık bölgelerde yetişir. Güzel görünümlü, 7-9 parmaklı yapraklarının kenarları dişlidir. Oldukça…
MoreMaydanoz türünde bir bitkidir. Beyaza çalan yaprakları, meyvesinde iki tane birbirine yapışık şifalı tohumlarının kendine özgü kokusu vardır. Nisan ve Mayıs sonuna kadar dikilen tohumları filizlenince bir buçuk karış aralıklarla seyreltilir. Kuru…
MoreBu bitki hendeklerde, orman kıyılarında, eğimli çayırlarda, ağaçları kesilmiş orman bölgelerinde yetişir.Tüylü ve altın sarısı çiçeklerle bezeli sapı 80 cm kadar yükselebilir. Çiçekleri Temmuzdan Ekim’e kadar toplanabilir. *Altınbaşak’ın çiçekleri ve yaprakları serinletici…
MoreBallıbabagillerden olan Adaçayı, Dişotu ve Meryemiye diye de tanınır. Akdeniz kıyılarının kır bitkisidir. Ülkemizde kışın sert geçmediği yörelerde, bahçelerde de tohumlardan üretilir. Hafif kireçli, kolay su geçiren, kuru toprakları sever. Tohumları Nisan…
MoreKüçük ve bayağı görmek. Derviş, âlemi Morlukla görecektir. Yani, kendi dışında herşeyi, iyi ve güzel görecektir. Bir başka deyişle, dış âlemde iyi ve güzeli yakalayabilmelidir. Şeyhin biri, dervişleriyle giderken bir kedi leşiyle…
MoreArapça, hikmet; felsefe, adalet, ilim, hilim, Peygamberlik, Kur’an-ı Kerim, incil, veciz söz anlamlarında kullanılan bir kelime. Amel ve bilgi bütünleşmesinden meydana gelen ilim. İnsan’ın, gücü oranında, dış âlemdeki (afâktaki) nesnelerin hakikatim olduğu…
MoreArapça, kuşak, bele bağlanan ip, ayıran anlamında bir kelimedir. Suudi Arabistan’ın batısında, coğrafî planda ArapYarımadası’nı Kuzeyden Güneye sıradağlar halinde inerek ayıran bir dağ silsilesi vardır. Bu konumu nedeniyle, bölgeye, Hicaz (ayrılan) adı…
MoreArapça, perde, engel demektir, istenen ile isteyen arasına giren engele hicâb denir. İnsan, hicâbla, Allah’a yakınlıktan perdelenir. Bu, ya nurânî (aydınlık), ya da zulmânî (karanlık) olur. Nurânî olan ruhun nuru iken, zulmânî…
MoreArapça, bir kelime olup, Türkçe’mizde de kullanılmaktadır. Bez anlamındadır. Tarikat cihazlarından biri de, hırkadır. Dervişler hırkayı, genellikle zikir sırasında giyerler. Önü açık, yakasız, genişçe, kolludur. Mevlevîlerde resmî giysidir. Mürid, şeyhin’in huzuruna çıkarken,…
MoreArapça, koruma demektir. Peygamberler, Allah tarafından günahtan korunmuştur ki, buna ismet denir. Yani Peygamberler ma’sum’dur. Veliler için de, aynı mânâda olmamak üzere, hıfz söz konusudur. Yani veliler masum değil mahfuzdur. Bu hıfz,…
MoreArapça, taş demektir. Tasavvufta, insanî latifeden ibarettir. Bir hadisi şerifte Hz.Rasulullah (s) şöyle buyurur: “Hacer, sütten daha fazla bir beyaz renkte olmak üzere indirilmiştir. Ademoğullarıınn hataları, zamanla onu kararttı.” O, insanî latifeden…
MoreArapça, sonsuzluk daimîlik manasında bir kelimedir. Sufiyyeye göre ebed, Allah’ın isimlerinden biridir. Ezel ve ebed arasındaki fark şudur: Ebed, sonu olmayan; ezel, başı olmayan demektir. Abdülkerim Cîlî’nin “el- İnsanu’l-Kâmil” adlı eserinde şöyle…
MoreBir hesaplama çeşidi olup, Arap alfabesindeki her harfin bir rakam değeri olduğu kabul edilerek yapılır. Hadiselerin vuku zamanını tesbit, cifr veya önemli olaylara tarih düşürme işleminde kullanılır. Kamus’un verdiği bilgiye göre, Ebced,…
MoreVarlıktan yokluğa, sağlıklı iken hastalığa, kuvvetli iken zayıflığa düşen kişiler için kullanılan bir ifade. Bu ifadeyle alakalı bir takım atasözleri, kültür zenginliğimiz içindeki yerini hâlâ korumaktadır: “Düşmez kalkmaz bir Allah”, “düşenin dostu…
More

